Kuru üzüm, insanlık tarihinin en eski kuru meyvelerinden biri olup, Mezopotamya'dan günümüze uzanan binlerce yıllık bir geçmişe sahiptir. Üzümün güneşte kurutulmasıyla elde edilen kuru üzüm, hem Akdeniz hem de Orta Doğu mutfaklarının vazgeçilmez besinlerinden olmuştur. Türkiye, dünya çekirdeksiz kuru üzüm üretiminde dünya lideri konumundadır; özellikle Ege Bölgesi'nde yetiştirilen sultani çekirdeksiz üzüm, kuru üzüm üretiminin temelini oluşturur. Manisa, İzmir ve Denizli, başlıca üretim merkezleridir.
Kuru üzüm, yoğunlaştırılmış doğal şeker içeriğiyle hızlı enerji sağlayan bir besindir. 100 gram kuru üzümde yaklaşık 299 kalori, 3.1 gram protein, 79 gram karbonhidrat ve 3.7 gram diyet lifi bulunur. Karbonhidrat içeriğinin büyük kısmını fruktoz ve glukoz oluşturur; bu doğal şekerler, yapay tatlandırıcılara sağlıklı bir alternatif sunar. Demir içeriği dikkat çekicidir: 100 gramında yaklaşık 1.9 miligram demir bulunur. Potasyum, kalsiyum ve fosfor gibi mineraller açısından da zengindir.
Sağlık faydalarına baktığımızda, kuru üzümün sunduğu pek çok avantaj göze çarpar. İçerdiği bor minerali, kalsiyum emilimini artırarak kemik sağlığını destekler; osteoporoz önlenmesinde önemli bir rol oynar. Oleanik asit adlı bileşen, ağız sağlığını koruyarak diş çürüğüne ve diş eti hastalıklarına karşı antibakteriyel etki gösterir. Kuru üzümdeki tartarik asit ve kateşin gibi polifenoller, güçlü antioksidan aktiviteye sahip olup kalp-damar hastalıkları riskini azaltır. Araştırmalar, düzenli kuru üzüm tüketiminin kan basıncını düşürdüğünü ve LDL kolesterol oksidasyonunu engellediğini ortaya koymuştur.
Kuru üzümün spor beslenmesindeki yeri de oldukça önemlidir. Hızlı emilen doğal şekerleri sayesinde antrenman öncesi ve sırasında enerji kaynağı olarak kullanılabilir. Yapılan araştırmalar, kuru üzümün dayanıklılık performansı üzerindeki etkisinin, pahalı spor jellerine eşdeğer olduğunu göstermiştir. Maratoncular ve bisikletçiler tarafından doğal enerji takviyesi olarak sıklıkla tercih edilmektedir.
Mutfakta kuru üzüm son derece çok yönlü bir malzemedir. Pilavlarda, börek içlerinde, keklerde, kurabiyelerde ve ekmeklerde kullanılır. Türk mutfağında "iç pilav" tarifinin olmazsa olmazıdır. Komposto ve hoşaf hazırlanmasında temel malzemelerden biridir. Müsliye ve granolaya eklenerek kahvaltıları zenginleştirir. Günlük önerilen miktar, yaklaşık 40-50 gram, yani küçük bir avuçtur. Diyabetik bireyler, yüksek şeker içeriği nedeniyle miktara dikkat etmeli ve diyetisyen önerilerine uymalıdır. Serin ve kuru ortamda, hava almayan kaplarda muhafaza edildiğinde aylarca tazeliğini korur.